SÖZCÜKLER DERGİSİ

Sözcükler 74

Sunuş


Merhaba,


68 Mayısı’nın kültür ve sanata yansımasını ele alan geçen sayımız okurlarımızdan büyük ilgi görerek kısa sürede tükendi. Herkese teşekkürler.

20. yüzyılın, hayatları ve şiirleri siyasal mücadeleyle iç içe geçmiş Nâzım Hikmet, Pablo Neruda gibi büyük şairlerinin günümüz postmodern dünyasındaki yerleri kısa bir gözden düşmeden sonra yeniden yükseliyor.
Yeryüzünün iyiliği ve güzelliği üstüne en güzel şiirleri yazmış bu insanların unutulmaya terk edilmesi düşünülemezdi elbet. Dünyanın dört bir köşesindeki kitabevlerinde Nâzım Hikmet kitaplarının raflardaki yerini koruması, insanların onun şiiirine olan ihtiyaçlarının sürdüğünü gösteriyor.
26 Mart 2018 tarihli The Paris Review dergisinde yayımlanan Mark Eisner’in “Neruda’nın Direniş Şiirinden Ne Öğrenebiliriz?” başlıklı yazısı, bu efsane şair kuşağının yeniden geri dönüşünün habercilerinden biri. Şiirin toplumsal olayları etkileme gücünü tartışan yazı, Neruda’nın Lorca’ya olan sevgisi, şiirinin dönüşümü ve bir gemiyle iki bin mülteciyi Avrupa’dan Şili’ye kaçırışının öyküsünü de anlatıyor.

Geçen sayımızda yer alan yazılardan biri, ülkemizde sokak tiyatrosu alanında özgün bir deneyim olan Devrim İçin Hareket Tiyatrosu üstüneydi. Ali Özgentürk, kurucusu olduğu bu tiyatronun hikâyesini anlattı.

Dikkatli okurlarımızın yakından bildikleri gibi dergimiz, edebiyatımızın bütün kuşaklarının en seçkin ürünlerini yayımlamakta özel bir özen gösteriyor. Belki günümüzün magazin eğilimlerinden, ünlü yazarlarımızın ürünleri geniş bir ilgi toplarken henüz ilk ürünlerini yayımlayan genç kuşaklar fark edilemiyor.
Belki bundan, dergimizin hep aynı yazarların ürünlerini yayımladığı gibi bir eleştiriyle karşılaşıyoruz zaman zaman. Elbette Cevat Çapan, Refik Durbaş, Cemil Kavukçu edebiyatımızın biricik değerleri. Onların ürünlerinin dergimizde yayımlanıyor olması gururumuz.
Buna karşın kimilerinin ilk ürünlerinin dergimizde yer bulduğu çok sayıda genç yazar da yayımlıyoruz. İsimlerinin henüz yaygın olarak bilinmemesi onların görünür olmalarını önlüyor. Bu nedenle bu sayımızdan başlayarak genç yazarlarımızı daha yakından tanıyabileceğiniz söyleşiler dizisi başlatıyoruz.
Sözcükler’de genç yazarların ürünlerinin yanı sıra onlarla yapılmış birer konuşma da okuyacak, böylece onların dünyasına biraz daha yaklaşacaksınız.
Bu sayımızda, dergimizde uzun süredir emek temalı öyküleri yayımlanan Özgür Çırak ve henüz genç bir doktora öğrencisi olan Kutay Onaylı ile yaptığımız konuşmaları bulacaksınız.


İyi okumalar.


Künye


SÖZCÜKLER DERGİSİ 74.SAYI (TEMMUZ-AĞUSTOS 2018)



NERUDA’NIN DİRENİŞ ŞİİRİ / Mark Eisner
DEVRİM İÇİN HAREKET TİYATROSU / Ali Özgentürk
USLU BİR OKUR OLURSANIZ… / Gökhan Turgut
MODIGLIANI’NİN AŞK ABECESİ / John Berger
“AĞAÇ DALLARINDAKİ HUZURLU KUŞ...” / Özgür Çırak
“HAZCILIK ŞİİR ANLAYIŞIMIZI DA ESİR...” / Kutay Onaylı
OKUMA GÜNLÜĞÜ / Eray Canberk
GERÇEKÜSTÜCÜ SİNEMADA KARA MİZAH / Hakan Savaş


Şiirleriyle, Cevat Çapan, Refik Durbaş, İsimsiz, Sina Akyol, Roni Margulies,
Salih Bolat, Arife Kalender, k. İskender, Hakan Savlı, Nazmi Ağıl, Altay Öktem,
Tozan Alkan, Moma Radic, Kutay Onaylı, Emin Kaya, Nafia Akdeniz,
Zarife Biliz, Gökçenur Ç., Víctor Rodríguez Núñez,
Hüseyin Serhat Arıkan, Ali Akan, Ali Koçak.


Öyküleriyle, Özgür Çırak, Işıl Aydın, A. Çiğdem Özerdoğan, Miyase Aytaç Yılmaz,
Abdullah Yıldız, Çağatay Uslu, Öznur Yalgın, Gülçin Akçay,
Hakan Sipahioğlu, Hatice Kocabay, Suna Dirikan.




NEDEN ÇIKIYORUZ?

Edebiyatın insani bir değer olduğunun bilincindeki belki de son kuşağız.
Bizden sonrakiler, giderek bir tüketim metaına dönüşen edebiyatın temsilcileri olacak, edebiyat değil, tüketim ürünü üretecekler.
Edebiyatın insan ve toplum için yaşamsal bir gereklilik olduğuna inanıyoruz.
Edebiyatın sorgulama, eleştirme, uzlaşmama, yetinmezlik gibi temel değerlerinin de savunusunu amaçlıyoruz.
Sözcükler, beğeni ve değer ölçülerimizi göstermek için çıkıyor. Yaşanan kaos ortamının oluşturduğu değerler aşımına karşı edebiyatın değerlerini öne çıkarmak, yüceltmek istiyoruz. Saf, som bir edebiyatın soluklanma alanı olacağız.
Bugünün dünyasında böylesi bir girişim “çocuksu” bulunabilir.
Sözcükler daha çıkış aşamasında yazarlarımızca heyecanla karşılandı. Bu heyecanın dergimizin sayfalarına da yansıdığını ve gerçek edebiyat okurlarınca da paylaşılacağını umuyoruz.
Sözcükler, yazarlarından güç alan bir dergi. Arkasında yazarları ve okurlarından başka destekleyeni yok.
Edebiyat sorulmamış sorular sorar, o soruların yanıtları ardında koşarken doyumsuz tatlar ve güzellikler yaratır. İnsan kişiliğinin ve doğasının bağımsızlık duygusunu yüceltir.
Edebiyatın temel değerlerine duyduğumuz bağlılık, Sözcükler’in yayımlanmasının temel nedeni. Adımız da bu nedenle edebiyatın ana gereci olan “sözcük”ten geliyor.
Sonrası?
Sonrasını birlikte göreceğiz.